Bin Yıllık Miras, Bir Şişeye Sığar mı?
Zeytinyağı değil; tarihin, gölgesinde oturup dinlendiği bir anı satıyoruz.
İlk Temas: Bir Kutuyla Başlayan Hikâye.
1094 ile tanışmamız basit bir kutu/ambalaj talebiyle başladı. Ama biz kutuları değil, markaları tasarlarız. Önce dinledik, sorduk, hikâyeyi anladık. Dinledikçe, elimizde sadece bir zeytinyağı değil; kadim bir hikâye olduğunu fark ettik.
Kıymet Analizi: Yağ Değil, Tarih Satıyorduk.
Ürünümüz, 1094’te dikilmiş kadim bir ağacın meyvesinden elde edilen eşsiz bir üründü. 1094 sadece bir lezzet değil, yaşayan bir mirastı. Kökleri belki de Roma İmparatorluğu’na kadar uzanıyordu. Belki de o ağacın gölgesinde Roma askerleri dinlendi, Selçuklu tüccarları serinledi, Osmanlı çiftçileri meyvelerini topladı ve Kurtuluş Savaşı'nda Hilmi Bey gölgesinde soluklandı. Biz de bu ürünü sıradan bir şişeye koyup satmanın, ona yapılacak en büyük haksızlık olduğunu düşündük. Onu satın alan, sadece bir zeytinyağına sahip olmamalıydı; bir hikâyeye dahil olmalıydı.
[Tarih]
(Kasım 2021)[Sektör]
(Gıda)[Uygulamalar]
(Branding) (İletişim) (Web Tasarım) (Konsept)[Web Sitesi]
1094oliveoil.comStratejik Dokunuş: Şişedeki Anıt Ağaç.
1094’ü konumlandırırken ürünü bir tüketim malzemesi olmaktan çıkardık, koleksiyon değeri olan bir esere dönüştürdük. Sınırlı üretim bir seri tasarladık; her yıl belirli sayıda, özel seri numarası ve yıllık bir konseptle sunulacaktı. Bu sayede, sadece bir lezzet değil, tarihi sahiplenme ve ayrıcalık hissettirme duygusu sattık. Ambalajı da buna göre tasarladık: Küçük ama iddialı, estetik ama anlam yüklü.
Sonuç: Raflarda Değil, Başköşede.
Bugün 1094, özel tatların peşinde koşanların tercihi. Ölümsüzlüğü, bilgeliği ve üretkenliği temsil eden bir marka kimliği oluşturduk. Bu şişelerde sadece yağ değil, tarih var. Ve bu, sadece bir başlangıç.